Pazarlamanın Kimyası

Kapitalizm ve kapitalist sistemin ekonomi dinamiği değişiyor.

26 Ocak 2026

Neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan bir durum, insanlığın zaman zaman tarihsel olarak çok keskin dönemlerden geçmesidir. Bu türden dönemler bazen yüzyıllardır alışılan medeniyetlerin ekonomik, sosyal ve siyasal birçok yönden alt üst oldukları, her şeyin öngörülemez olduğu zamanlardır. İçinde bulunduğumuz yıllar ve yaşadığımız çağ, böylesine büyük değişimlerin habercisi olan yeni bir dönemin başlangıcıdır. Şu hâlde; bu türden önemli kırılma dönemleri, o çağın yaşayan insanları ve entelektüelleri açısından hem savrulmamak hem de çevresi için faydalı olabilmek adına birtakım okumalar ve sorumluluklar getirmektedir. Bu doğrultuda değerlendirildiğinde, yapay zekâ ve robotik teknolojiler üzerinden yeni dünya düzenine geçişte, her meslek grubunda değişebilenler ve dönüşebilenler varlıklarını sürdürme imkânı bulurken, dönüşemeyen ve değişemeyenler var olma mücadelesinde kaybedeceklerdir. Öyle görünüyor ki; yapay zekâ endeksli teknolojiler karşısında meslek sahiplerinden asıl yapmaları beklenen, mesleklerinin gerektirdiği yetkinlik ve becerileri geliştirme vizyon ve kararlılığına sahip olmalarıdır.

Geçtiğimiz haftalarda 19 Kasım 2025 tarihinde Washington’da düzenlenen ABD-Suudi Arabistan Yatırım Forumu’nda konuşan Tesla, SpaceX ve xAI Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, yakın gelecekte yapay zekâ ve robotikle zenginleşen insanlar için bugünkü kâğıt paranın önemsizleşeceği ve çalışmanın daha çok isteğe bağlı olacağını söylüyor. Buna bağlı olarak Elon Musk iş ve günlük yaşamda yapay zekâ tabanlı araçların her şeyin merkezinde olacağı, “ekranlı akıllı telefonların” ise geçmişte kalacağını ortaya koyuyor. Aynı toplantıda konuşan Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen, özellikle 2030 yılına da vurgu yaparak, insansı robotların üretileceği yeni dijital ekosistem için hem veri merkezlerinin inşa edilmesine hem de süper bilgisayarlar geliştirmek üzere bir devrime öncülük ettiklerine işaret ediyor. Anlaşılan asıl konu, robotların gelmesi ve yapay zekânın artmasıyla birlikte geleneksel işler artık gereksiz olacak. Görünüşe göre, bildiğimiz klasik anlamdaki para birimi tamamıyla değişecek, sistemin temelinde de para değil enerji olacak. Açıkçası, dijital teknolojileri kullanarak iş süreçlerini optimize etmeyi başaramayanlar, işlerini dijital araçları daha iyi kullanmayı başaranlara karşı kaybetmek durumunda kalacaklar. Dahası teknoloji yönetimi ve dijitalizasyonla birlikte en büyük risk, kitlesel istihdam sorununun bu gelişmelerle birlikte geliyor olması.

Buraya kadar anlattıklarımız ilk bakışta parlak gibi görünse de 2030’da dünyada çok fazla paraya sahip olanlar ve insanlık maaşı olarak da adlandırılan evrensel temel gelir ile geçimini sağlamak zorunda bırakılanlar şeklinde iki büyük kitleden bahsediyor olacağız. Aslına bakılırsa, akıllı telefonunuzu elinize aldığınızda daha önce baktıklarınıza göre çıkan benzer ürünler ve bunu da sevebilirsiniz şeklinde gelen mesajlarla yapay zekâ temelli yeni dünyaya çoktan adım atmıştık. Demek ki; algıların gerçekmiş gibi sunulduğu sanal bir evrende hayatla ilgili neredeyse her şeyi sorabilen kullanıcılar, zaten yeni dijital medeniyette kendilerine bir yer bulmuşlardı. Bununla ilişkili olarak, dijital ve sosyal medyada, güçlü yapay zekâ algoritmaları öncülüğünde kitlelerin tasarımlanan kişisel inanç ve duygularının, gerçeklerden çok daha belirleyici olduğunu da artık biliyoruz.

“Kapitalizm ve kapitalist sistemin ekonomi dinamiği değişiyor.”
Açıkçası yapay zekâ günlük hayatımızla beraber ekonomik ilişkiler sistematiğinde de güç dengelerini çok büyük oranda değiştirecek. İlaveten yeni normal olarak kabul edilen dijital dönüşüm ekonomisinde daha akıllı ve birbirleriyle bağlantılı teknolojilerin kazandırdığı verimlilik, kurumsal kadroların azaltılmasına neden olabilecek. Öte yandan, dünya ekonomisinin salgın sonrasında girdiği yeni enflasyonist döngü ile birlikte artan maliyetler ve beraberinde stagflasyon koşulları işletmelerde yeniden yapılandırmayı bir zorunluluk haline getiriyor. Ayrıca; bulut bilişim, robotik süreç otomasyonu, 5G, siber güvenlik teknolojileri sonrasında beyaz yakalı çalışanların ve mavi yakalıların belirli meslek dallarında iş bulmaları giderek zorlaşacak. Öyle ki; artık robotların çalıştığı bir sistemde insana ihtiyaç olmadığından otonom araçlarla birlikte araç sürücüleri, hava yolu ve deniz yolu kaptanları, radyo ve televizyon sunucuları, eğitmenler ve daha birçok iş kolunda insanlar her geçen gün artan oranlarda işsiz kalma riskiyle karşılaşabilecekler.

Dikkat edilecek olursa; otomatik içerik üretimi şeklinde yeni uygulamalar, yapay zekâ asistanlarını kullanarak analiz içeriklerini eskiye oranla çok hızlı ve düşük maliyette hazırlayabiliyorlar. Kısacası, yapay zekâ asistanları, makine öğrenmesi ve doğal dil işleme teknolojilerini kullanarak, geçmişte yazar ve çizerlerin yaptıkları içerikleri kısa zamanda üretebiliyorlar. Sözün kısası, kapitalizm ve kapitalist sistemin ekonomi dinamiği değişiyor, bu yeni ekosistem üzerindeki meslekler dönüşüyor, yeni düzenin kazananları böylesi bir gelişimi yönetebilenler oluyor. Buradan hareketle, para yönetimi ve ödeme sistemleri dijitalleşiyor, finansal teknoloji şirketleri ve merkeziyetsiz finans işlemleri sıklıkla büyüyen alanları meydana getirirken, mikro yatırım, bitcoin ve dijital para uygulamaları konvansiyonel bankacılığı yavaş yavaş tahtından ediyor. Sağlık sektöründe de benzer gelişmeler yaşanırken, uzaktan hasta takip sistemi, yapay zekâ asistanları ile tanı oluşturma, genetikçilerin DNA üzerinde müdahaleleri ve giyilebilir sağlık uygulamaları dijital tıpla beraber gelen belli başlı reformlar oluyorlar.

TIME dergisi, 2025 yılının kişisi olarak “Yapay Zekânın Mimarları’nı” seçti. Derginin kapağında siber çağa girişi başlatan, yapay zekâ teknolojilerinin ortaya çıkmasında büyük rolleri olan teknoloji liderleri vardı. TIME dergisinin yapay zekanın liderlerini kapağa alması, teknolojinin geri dönülemeyecek şekilde yeni bir dijital medeniyete doğru nasıl dönüştüğünün kanıtı olarak kabul ediliyor. Bu değişime iyi bir örnek, ülkemizde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde Yeni Medya ve İletişim Bölümü’nde ‘Davranış Bilimleri’ dersini anlatabilen Yapay Zekâ Dr. Derya Aslan’ın akademisyen olarak göreve başlamasıdır. Yapay Zekâ Dr. Derya Aslan derslerinde güncel literatüre yer veriyor, öğrencilerin bireysel birikimlerine göre ders işlemede kişiselleştirmeye dahi gidebiliyor. Altyapısında gelişmiş yapay zekâ yazılımları kullanılan dijital akademisyen Dr. Derya Aslan, öğrencilerin yazılı sorularını yanıtlarken, oldukça etkili şekilde ders anlatmayı başarabiliyor.  

Bu anlatılanların ışığında; ülkemiz iş dünyası ve iş insanları, yapay zekânın baş döndürücü hızda ilerleyişiyle, insanların saatler harcayarak yapabildikleri işleri, saniyeler içinde başardığını her zaman göz önünde bulundurmalıdırlar. Özetle, Türkiye ekonomisinin özel sektör ve kamudaki tüm aktörleri stratejik planlarını hazırlarken yapay zekânın öngörülemez yükselişiyle mutlaka yüzleşmeli ve gerekenleri yerine getirmelidirler. Burada en önemlisi de şirket içi süreçlerde yapay zekâ ve beraberinde insansı robotik teknolojilerin neredeyse tüm duygularımızı anlıyor ve taklit ediyor olabilmesidir. Kaldı ki; yapay zekâ ile rekabette şirket bünyesinde çalışanların tek bir rekabet üstünlüğü olduğu kabul edilen duygusal zekada da insansı robotlar, sanat, kültür, tat, koku ve hisler üzerinden sizi tanımlayabiliyorlar.

Tüm bu şartlar altında, işletmelerimiz iş akış süreçlerini hem yapay zekâ ile bütünleşebilecek hem de onunla rekabet edebilecek bir donanım düzeyine taşımayı başarmalıdırlar.

YAZI HAKKINDA YORUMLAR
TİMDER Kurucu Üyesidir.