Dipnot

KÂR, KAR GİBİDİR...

26 Şubat 2018

Kar, bembeyaz bir örtüdür. Yağdığı yerdeki tüm pislikleri, çukurları, tümsekleri, çöpleri aklınıza gelebilecek tüm çirkinlikleri örter. Manzarası ise insana huzur verir. Kâr da kar gibidir, şirketinizdeki satın almadan teslimata kadar olan süreçlerdeki tüm hataları örter, patrondan çalışana, hatta tedarikçilerden müşterilere kadar herkesi mutlu eder.
Kâr’ın güzel bir şey olduğu konusunda mutabıksak, şimdi kâr nasıl edilir ve değerlendirilir ona bakalım.

Anlatması Zor, Hesaplaması Kolay

Türk insanı işini bilir, bir yolunu bulur, mutlaka para kazanır, geçimini sağlar yatırımını da yapar ona şüphe yok!

Kâr’ı etkileyen, bir hatanın düzeltilmesi ile başlayalım, maliyetin üzerine gideri ve kâr’ı ilave ederken çarpanla yapıyoruz. Örneğin 100’e aldığımız malın üzerine %5 genel gider %5 de kâr için toplamda %10 ilave ederken, 100*1,1= 110 sonucuna ulaşıyoruz. Bu sonuçla satış fiyatımızı belirledik ve ekibimizle paylaştık diyelim. O veya bu sebeple %10 indirim yapsak ne olur? 110*0,9= 99’a yani %1 zararına satmış oluruz. Hiçbirimiz zararına mal satmak istemeyiz tabi ki, bu tür hatalı fiyatlandırma büyük cirolar ve yüksek iskontolarda işletme zararlarına yol açabilecek sonuçlar getirmektedir. İskonto yapmak Türk Ticaretinin geleneğinde var, buna devam edelim, sadece yapmamız gereken; Alışa %10 ilave ederken: 100/0,9= 111,11 hesaplamamız yeterli!!! Yani maliyet bölü ilave edilecek oran, ilave edilecek oranı da (100 – oran)/100 olarak hesaplıyoruz. Diyelim ki maliyete %15 ilave etmek istiyoruz; 100/0,85=117,64 ile satmalıyız. Anlatması zor da hesaplaması kolay...

Kazancımızın %50’si Elimize Geçiyor

Kâr elde etmek için;

Planlama çok önemli! Yıllık ne ciro yapacağımızı, masrafımızın ne kadar tutacağı, ödeyeceğimiz vergileri, hesaba katmamız gereken çalışan tazminatları, şirketi kapatmamız durumunda ödememiz gereken stopaja kadar bir çok şeyi hesaplamamız gerekiyor. Yani kazançlarımızın hepsi bizim değil, kabaca %50’si elimize geçiyor ☺ Bu arada henüz 5 yaşına girmemiş küçük oğlumun Kâr ne demek? soruma beni şaşırtan “Eline para geçen kendini zengin sanıyor” cevabını paylaşmak istedim. Yeni neslin uzaylı olduğu kesin.
Durağan dönemlerde; en iyi bildiğin sektörde, en iyi bildiğin bölgede, en iyi bildiğin işi yapmakta fayda var.
Herkes kendi işletmesinden 1. dereceden sorumlu ise, kendi işletmesini de kendisi yönetmelidir. Yani kendi iş modelimizi kendimiz oluşturmalı, buna uygun personel, tedarikçi, finansal çözümler ve müşteriler seçmeliyiz.

Yatırım Planları Dikkatli Yapılmalı

Kâr’ı değerlendirirken;

Tabi ki her gelişmekte olan ülke insanı gibi ileride OSB, şehirleşme olabilecek tarla, arsa yatırımı yapmanın yanında ☺ şirketimizin sürdürülebilir ve kalıcı olabilmesi için dünyadaki gelişimleri de dikkate alarak yatırımlar yapmak.

Dünya’nın marka değeri en yüksek 20 firmasını, kuruluş tarihleriyle paylaşmak isterim:

1- Google 1996, 2- Apple 1976, 3- Amazon 1994, 4- AT&T 1983, 5- Microsoft 1975, 6- Samsung 1969, 7- Verizon 1983, 8- Walmart 1962, 9- Facebook 2004, 10- ICBC 1984, 11- China Mobile, 12- Toyota 1937, 13- Wells Fargo, 14- China Construction Bank, 15- NTT Group, 16- McDonald's 1940, 17- BMW 1916, 18- Shell 1833, 19- T (Telekom), 20- IBM 1911
Dünya’nın marka değeri en yüksek firmaları sıralamasına girecek şirketler tesis etmemiz ve uzaylı neslimizin müteşebbis girişimlerini desteklememiz dileğiyle.

YAZI HAKKINDA YORUMLAR
TİMDER Kurucu Üyesidir.