Pazarlamanın Kimyası

Dijitalleşme Çağına Giriş ve Kapitalizm Sonrası Küresel Sıfırlama

10 Kasım 2020

12 Aralık 2019 tarihinde Çin’de ortaya çıkan ve yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği salgın nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklama sonrasında 11 Mart 2020’de pandemi ilan edildi. Pandemi ilanı sonrasında, içinde yaşadığımız kapitalist ekonomik sistem adeta Covid-19 eliyle yeni bir dijital dünya kurgusuna geçmiş oldu. Böylelikle hayatımızın her alanında tüm iş dallarını ve yaşamımızı etkileyecek olan küresel değişimler dönemine de girmiş olduk.

3 Haziran 2020’de Davos Ekonomi Forumu (Davos-WEF) resmi sitesinden dünya ekonomisinde yeni bir dönemi başlatacak ve kapitalizm sonrası dönemin yol haritasını belirleyecek olan bir açıklama yapıldı. Davos’un Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Schwap, 2021 Davos toplantılarının ana temasını, “Great Reset” yani büyük yeniden başlama olarak belirlediklerini tüm dünyaya ilan etti. 21. yüzyılda dünyanın yeni yönetim şeklini belirleyecek olan bu açıklama, aslında insanoğlunun bugüne kadarki toplam küresel birikimlerini bir anda sıfırlayarak yeni bir çağın başlangıcını işaret etmiş oluyordu. Buna göre; Covid-19 sonrası ortaya çıkan küresel sıfırlama ile oluşacak yeni dijital dünya düzeninin en önemli özelliği, korona virüsün oluşturacağı tahribatı hesaplayarak insanlığın gündemine yeni normal yaşam tarzını getirmesi ve bu gerçeğin küresel anlamda da kabul görmüş olmasıdır.

Büyük reset ile geçilmek istenen yeni dünya sisteminde; sosyolojiyi, davranışları, yaşam tarzını, aile şeklini, iletişim biçimini, iş yapış şeklini, yönetim şeklini alt üst eden, insanlığın ortak aklında ve akıl mirasında gerçekleştirilmek istenen bir büyük sıfırlama kararlılığı yatmaktadır. Bu yazının amacı, gelinen bu süreci anlamaya ve insanlığın ortak aklında küresel bir sıfırlamaya giden sürecin aşamalarını bilimsel kanıtlar ve neden sonuç ilişkileriyle açıklamaya çalışmaktır. Özellikle 1980’lerden itibaren gelişen finansal imkânlarla birlikte gelir düzeyi artan tüketicilerin giderek büyük bir tüketim toplumu oluşturmaları ve bu tüketim toplumunda bireylerin kimliklerini tükettikleri markalarla ifade etmeye çalışmaları, bugün yaşadığımız kaotik ortamı hazırlayan ön koşullar olmuştur. Bunun sonucu olarak da nüfus artışı, iklim değişikliği, çevresel sorunlar, doğal kaynakların tükenmesi, işsizlik ve finansal krizler insanlığın karşı karşıya kaldığı başlıca sorunlar olmuştur. İşte dünya böylesine hızlı ve sıkıntılı bir değişim sürecinden geçerken, makroekonomik durum değişmiş, bu da bireylerin ve toplumsal ilişkilerin değişmesine ve yeniden yapılandırılmasına neden olmuştur.

Günümüzde yeni dalga bilgi ekonomisinin beraberinde getirdiği blockchain teknolojisiyle birlikte, bugüne kadar sanayi devrimi, elektriğin bulunuşu ve otomasyonun meydana getirdiği mekanik dünya, yerini dijital teknolojilere bırakmıştır. İnternet, akıllı telefonlar, artırılmış gerçeklik, giyilebilir teknolojiler, kod yazımı, sosyal medya, sanal pazarlar, kripto paralar, robotik teknolojiler küresel düzlemde dünya nüfusunun davranış biçimlerini ciddi biçimde etkilemiştir. Blockchain tabanlı bu yeni dünya sistemi, yeni ekonomik, ticaret, finansal ve para sisteminin oluşturulmak istendiği kapitalizm sonrası dünya düzenini tanımlamaktadır. Şu hâlde; konvansiyonel medyanın zayıflaması, gelişen yeni dijital teknolojiler, güçlenen birey, iş, toplum ve siyaset dünyasını stratejik değişime zorlamıştır.

Küresel krize neden olan beklenmedik pandemi sürecinde dijital yeni dünya düzeninin gerektirdiği oyunu kurallarına göre oynayan kurumlar için yaşanan dönüşüm her zamankinden daha fazla fırsat yaratsa da küresel sıfırlama döneminin üstesinden gelebilmek için “dijitalleşmiş” bir düşünce yapısına ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Kazanmanın sürekli yeniden şekillendirme gerektirdiği, uydulaşmanın hâkim olduğu bir çağda, kurumların dijital dünyanın bir parçası oldukları gerçeğini kabul ederek koronavirüs dönemine adapte olmaları gerekmektedir. Bir başka ifadeyle; biyolojik virütik bir salgınla başlayan yeni dijital dünya düzenine geçiş; endüstri sınırlarını kaldırmış, bugüne kadar kabul görmüş yönetim uygulamalarının çoğunu yıkmış ve pazarlama biliminde bilinen klasik büyüme modellerini uygulanamaz hale getirmiştir.

Dünyada her şeyin blockchain tabanlı bir sistemle birbirine bağlı olacağını düşünecek olursak, TİMDER üyesi inşaat malzemeleri satıcıları açısından dijitalleşme endeksi yüksek işletmeler; dijitalleşmeyi kurumun ana hedeflerine başarılı bir şekilde entegre edebilen organizasyonlar olacaktır. Covid-19’la birlikte geleceğin kapitalizm sonrası dijital yönetim yaklaşımı, küresel sıfırlamanın ardından sistematik bir şekilde yöneticilerin hem mevcut durumla hangi şartlarda başa çıkabileceklerini hem de gelecekte dijital liderliğe giden yolu nasıl hazırlayabileceklerini anlatmaktadır.  Bu düşüncelerin ışığında; büyük sıfırlamanın her şeyi yeniden inşa edeceği gelecekle rekabet edebilmek açısından inovasyon ve dijital dönüşüm, bundan böyle piyasalardaki oyuncuların kurumsal stratejisini yönlendirebilen en önemli yapı taşları olacaktır.

YAZI HAKKINDA YORUMLAR
İlk Siz Haberdar Olun!
Kayıt Ol Sektörde yaşanan gelişmelerden öncelikli haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazmanız yeterli.
TİMDER Kurucu Üyesidir.