Dipnot

Yeni Bir Döneme "Merhaba"

23 Eylül 2021

“Merhaba” sözcüğü Arapça kökenli bir kelimedir ve “ferah idi, rahat idi” anlamına gelen “rahaba” kelimesinden türemiştir. Anlam olarak da “ferahlıkla” anlamına gelmektedir. Türk Dil Kurumu’na göre “merhaba”, “geniş ve mamur yere geldiniz, rahat ediniz, günaydın, hoşgeldiniz” anlamında bir esenleşme veya selamlaşma sözüdür. Yani ağzımızdan çıkan her “merhaba” bir ferahlık ve esenlik kaynağıdır. İnsanlar arasındaki iletişimin ilk adımıdır. Eğer o ilk adımı pozitif düşünceyle, güvenle ve bana kalırsa en önemlisi olan samimiyetle atarsak bu duyguları barındıran her “merhaba” uzun vadeli ilişkilerin başlangıcı olacaktır. Dergimizin bu sayısında, bana ayrılan bu alanda “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü” olarak tüm okuyucularımıza en içten duygularımla “merhaba” diyorum.

Bildiğiniz gibi 16 Haziran 2021 tarihinde TİMDER ailesinde bir değişiklik yaşandı ve bu bayrak yarışının bir süre yeni bir ekip tarafından sürdürülmesine karar verildi. Sektördeki büyüklerimizin yönlendirmesi ve üyelerimizin teveccühüyle, yapılan seçim sonrası yeni yönetim kurulunda yer alma onurunu ben de yaşadım, böylelikle yeni bir aileye “merhaba” deme şansı buldum.

İnsan sürekli gelişim ve değişim gösteren bir varlıktır. Eğer sürekli bir gelişim ve değişim göstermiyorsak yanlış yaptığımız bir şeyler vardır düşüncesindeyim. Nasıl ki hayatın kendisi stabil bir çizgide ilerlemiyorsa hayatın başrol oyuncusu olan insan da stabil bir çizgide yürüyemez. Her ne kadar temel fikirlerimiz ya da temel sorumluluklarımız çok fazla değişmiyor olsa da zaman içinde mutlaka önümüze yeni fikirler, yeni tanımlar, yeni sorumluluklar çıkar. TİMDER ailesine katılmamla birlikte ben de yeni sorumluluklarla karşı karşıya kaldım ve daha önce çalışmadığım birçok alanda görev yapma şansı buldum ve bulacağım. İşte şu an elinizde tuttuğunuz bu dergide, bu yazıyı kaleme almak da yeni sorumluluklarımdan biri oldu.

Her ne kadar iyi bir okuyucu olduğumu düşünsem de yazma konusunda ne yazık ki ne aynı düşünceyi ne de aynı tecrübeyi paylaşamıyorum. Bu nedenle bu alanın sorumluluğunu almak da benim için çok yeni, şaşırtıcı ve hatta tedirgin edici bir tecrübe oldu. Ancak her şeyden önce siz okuyucularımıza karşı hissettiğim saygı ve sorumluluk duygusu ile bu konuda kendimi geliştireceğime inancım tam. Bu vesile ile sizlerin huzurunda ve tabi tüm üstadların affına sığınarak “çömez yazarlığa” da “merhaba” diyorum.

2017 yılında, Esan Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş’de sürdürmekte olduğum görevimden ayrılıp, seramik ve diğer banyo ekipmanları satışı konusunda faaliyet gösteren kendi firmamızda göreve başlayarak farklı bir sektörde iş hayatıma devam etme kararı aldım. Her ne kadar, eski ve yeni iki görevim de seramik ile bağlantılı olsa da yeni bir sektöre de “merhaba” demiş oldum.

Evet iki sektör ve bu iki sektör içinde yer aldığım görev de seramik ile ilgiliydi ancak yaklaşık 15 yıllık bir kurumsal hayattan sonra içine girdiğim bu alanda, kısa bir sürede sektörün görece olarak “daha az kurumsal” tarafı ile karşılaşmak doğrusu benim için bir sürpriz oldu ve en çok zorlandığım noktalardan birini meydana getirdi.

Kurumsallık konusu, üzerine yüzlerce çalışma yapılmış, farklı yazar ve araştırmacılar tarafından yüzlerce kitap yazılmış bir konudur. Bu konuda ahkam kesebilecek ne eğitime ne de bir uzmanlığa sahibim ancak bana göre temelde kurumsallık; bir kuruluş ya da işletmede tüm iş ve süreçlerin kişilere bağımlı olmadan, o kişiler olmadığında da yürütülebilmesidir. Ne yazık ki sektörümüzün bu konuda kat edeceği çok uzun bir yol olduğunu düşünüyorum. Hem üretici ayağında hem dağıtım kanalları ayağında bugün sektörün büyükleri diye nitelendirdiğimiz birçok firmada dahi ne yazık ki halen iş ve süreçler tamamıyla kişilere bağlı olarak yürütülüyor. Bir iş ile görevlendirilmiş kişi konuyla ilgilenemediğinde ya da işten ayrıldığında ya da en basit haliyle izne ayrıldığında işler durma noktasına gelebiliyor. Ne yazık ki sektördeki karar mekanizmaları da aynı mantıkla işletiliyor. Halen birçok kuruluşta profesyonel yönetim anlayışı oturmuş değil. Profesyonel yönetim kadrosu bulundurduğunu iddia eden firmalarda dahi görev tanımlamaları tam yapılmadığı ve yetki sınırları tam çizilmediğinden gerekli gereksiz birçok konu için “patron” kararı bekleniyor, ya da günün sonunda “patron ne derse o” oluyor. Ne yazık ki hem üretici hem tedarikçi ayağında birçok firmada, “unvan verilen ancak yetki verilmeyen” bir çalışan ordusu ile karşı karşıya kalıyoruz.

Yine bu sektörde karşılaştığım en önemli sorunlardan birisi de ne yazık ki çalışan profili. Anladığım ve gözlemlediğim kadarı ile, bir dönemler nice uzmanlar yetiştirmiş sektörümüz, günümüzde eğitimli genç nesli kendisine çekemiyor. Bu da sektör için kalifiye eleman yetiştirilmesinin önünde bir engel teşkil ediyor. Sektörde görev alan görece tecrübeli personelin büyük kısmı ise ne yazık ki yeniliklere ve yenilikçiliğe oldukça mesafeli duruyor. Sektör büyüdükçe personel ihtiyacı da hızla artıyor ancak biraz önce de belirttiğim gibi genel olarak eğitimli genç nesli sektöre yönlendiremediğimiz için hem verimli bir çalışma sistemi oluşturamıyoruz hem de sektörün önünü açacak yeni düşünceleri, yeni teknolojileri ve hatta ve hatta “çılgın hayalleri” sektöre entegre edemiyoruz. Unutmamak gerekir ki “uzaya gitmek” de bir zamanlar birilerinin çılgın hayaliydi ama bugün evrenin uzak noktalarında koloniler oluşturma konusunda çalışmalar yapılıyor. Dünyada değişmeyen tek şey olan değişimin hızı her gün baş döndürücü şekilde artıyor ve ancak değişime uyum sağlayan kuruluşlar ayakta kalıyor, değişime ayak uyduramayan kuruluşlar ise zaman içinde tarihin tozlu sayfalarında yerini alıyor. Binlerce kişiye istihdam sağlayan bu sektörün devamlılığı olmasını istiyorsak biz de elimizi taşın altına sokmalıyız. Eğitimli, zeki ve hayalleri olan genç arkadaşları bu sektörün bir parçası haline getirmeliyiz.

TİMDER ailesinin bir üyesi olarak sektör için fayda sağlamak adına bana da bir şans verildiği için çok mutluyum. Yapılacak tüm çalışmalarda üzerime düşecek katkıyı sağlamak en önemli önceliklerimden biri olacak. Bu vesileyle sizlere ve benim için “yeni bir döneme” tekrar “merhaba” diyorum. Önümüzdeki sayılarda görüşmek dileğiyle...

YAZI HAKKINDA YORUMLAR
TİMDER Kurucu Üyesidir.