Dipnot

“Seramik Sektörümüz Her Geçen Yıl Büyümesini Sürdürerek Performansını Artırmaktadır.”

01 Kasım 2021

Türkiye’nin en büyük ve en önemli fuar organizasyonlarından olan UNICERA, neredeyse iki yıllık bir aradan sonra tekrar kapılarını açıyor. Seramik ve yapı sektörünün önde gelen markalarının bir araya geldiği fuar, sektörümüz için yıllardır bir heyecan kaynağı olarak görülmektedir. Hem katılımcılar hem de ziyaretçiler, yeni ürünleri, yeni teknolojileri sergileyebilme ve görebilmenin yanı sıra bir araya gelebilmenin de mutluluğunu paylaşmaktadırlar.

10-14 Mart tarihleri arasında gerçekleşen UNICERA 2020 ne yazık ki talihsiz bir şekilde Covid-19 salgını gölgesinde tamamlandı. Fuar döneminde, çevre ülkelerde salgın nedeni ile vaka sayılarının artmasıyla yabancı misafir sayısı hissedilir şekilde düştü. Buna rağmen, başta Libya, Kosova ve Cezayir olmak üzere çevre ülkelerden ve Türkiye’den toplam 62.269 kişi 2020 Fuarı’nı ziyaret etti.

Hiç şüphesiz ki 2-6 Kasım 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek olan, Türkiye’nin marka değeri en yüksek fuarı UNICERA; bu yıl da seramik sektörünün yanı sıra diğer banyo ve mutfak ürünlerinin de dünya ile buluştuğu bir platform sunması ve yeni trendler ile tasarımların görülmesi açısından çok büyük fayda sağlayacaktır. Bu anlamda UNICERA’nın sektörün ve sektördeki markaların bilinirliğini arttırmasının yanı sıra uluslararası markalaşma konusunda katkıları çok önemlidir ve bu katkı artarak devam edecektir.

Türkiye, seramik üretimi konusunda; üretimin her aşamasında en yeni teknolojilerin kullanılması, yeni ürün geliştirme ve tasarım odaklı kaliteli üretim anlayışı ile 2020 yılında İtalya gibi önemli bir seramik üreticisinin önüne geçerek Avrupa Birliği ülkelerini geride bırakabileceğini ve dünyada küresel anlamda önemli bir rekabet potansiyeli oluşturabileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. 2020’de başlayan ve halen devam eden küresel salgında dünya ve Avrupa pazarlarında rakipleriyle yarışına devam eden seramik sektörümüz her geçen yıl büyümesini sürdürerek performansını artırmaktadır.

2021 yılı, ülkemizde seramik sektörü açısından oldukça hareketli geçti. İhracat işlemlerinin de beklenenin üstünde gerçekleşmesi ile toplam satışlar son yılların en üst seviyesine ulaştı. Ülkemiz coğrafyasının, seramik üretiminde kullanılan ham maddeler bakımından zengin bir bölgede yer alması, yetişmiş insan gücünün artması ve önemli pazarlara ulaşım kolaylığı, Türk firmalarının dünya seramik pazarındaki payının daha da artacağı konusunda ipucu vermektedir. Özellikle pandemi döneminde Çin ve Hindistan’da üretimin azalması, hemen sonrasında patlak veren konteyner krizi ile navlun fiyatlarındaki artış özellikle Avrupa ve Amerika pazarında Türk ürünlerinin tercih edilme oranını oldukça yükseltmiştir. İnşaat sektöründeki gelişmeler dikkate alındığında dünya seramik sektöründeki üretim, tüketim ve ticaret beklentilerindeki artışın 2022 yılında da süreceği düşünülmektedir. Ancak yine de hem Çin ve Hindistan’ın yeniden sahneye dönmesi hem de yurt içi üreticilerinin birçoğunun planladıkları kapasite artışları; diğer üreticiler ve dağıtım ağındaki bayiler açısından dikkatle takip edilmesi gereken önemli konulardır ve bu duruma bağlı olarak doğru planlamaların yapılması hayati önem taşımaktadır.

Hiç şüphesiz ki geçtiğimiz 2 yıllık süreç Türk seramiğinin dünyada bilinirliğinin yükseldiği, pazar payının artış gösterdiği bir dönem olmuştur. Tüm sektör paydaşları bu trendin devam etmesini canı gönülden istemektedir. Ancak bu noktada pazar payındaki artışın nedenlerini iyi analiz etmek gerekmektedir. Türk seramiği eskiden beri süregelen “kaliteli seramik” algısını kaybetmemeli, “ucuz seramik” algısı kalitenin önüne geçmemelidir. İhracat kanalında faaliyet gösteren tüm üreticiler ve diğer dağıtım kanalları, rakip sayılabilecek Avrupalı üreticilerin fiyat politikalarını analiz etmeli, fiyat belirleme noktasında çıkış noktası olarak bu üreticileri ele almalı, Avrupa pazarı için yeni bir Çin imajı yaratılmamalıdır. Türk seramiği artık dünyada hak ettiği yeri almalı, tüm üreticiler ve ülkemiz emeklerinin karşılığını görmelidir.

Böyle bir dönemde her türlü tanıtım aracı büyük önem taşımaktadır. Üreticiler ve satıcılar, Türk seramiğini dünyaya anlatmak için her fırsatı değerlendirmeli hem fiziksel hem dijital mecralar mümkün olduğunca fazla kullanılmalıdır. Tam da bu amaca uygun olarak, tüm paydaşların büyük özveriler göstererek ortaya çıkardığı UNICERA 2021 sektör için büyük bir şans haline gelmiştir. İki yıl aradan sonra yepyeni ürünlerin boy göstereceği fuar, sektördeki tüm oyuncuları bir araya getirerek Covid-19 sonrası normalleşme sürecinde de bir adım daha atılmasını sağlamış olacak, Türk seramiği bir kez daha adından söz ettirmiş olacaktır.

Bu bağlamda, şimdiden heyecanını yaşadığımız UNICERA 2021’in; katılımın yüksek, geri dönüşlerinin verimli ve Türk seramiğinin tanıtımı açışından çok başarılı geçmesini umut eder, tüm sektör için hayırlı olmasını dilerim.

YAZI HAKKINDA YORUMLAR
TİMDER Kurucu Üyesidir.