TİMDER Sohbetleri Faruk Eczacıbaşı’nın Katılımıyla Gerçekleşti

19 Aralık 2018 Çarşamba

Yapı malzemeleri sektörünün çatı kuruluşu TİMDER (Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği); etkinliklerine bir yenisini daha ekleyerek hayata geçirdiği “TİMDER Sohbetleri”nde Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı ve  Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı'nı ağırladı.

6 Aralık tarihinde Gayrettepe Dedeman Hotel’de gerçekleşen etkinlik, TİMDER üyeleri tarafından yoğun ilgiyle takip edildi.

TİMDER tarafından gündeme dair konuları sıcak tutmak ve üyelerin ufkunu genişletmek amacıyla organize edilen TİMDER Sohbetleri’nin ilk konuğu, son kitabı "Daha Yeni Başlıyor” ile büyük ilgi uyandıran Faruk Eczacıbaşı oldu.

Konferansın açılış konuşmasını yapan TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Eşer: “TİMDER Sohbetleri’nde ele alınan konuların çeşitliliği sayesinde üyelerimize farklı bakış açıları kazandırmayı amaçlıyoruz. Bugüne kadar düzenlediğimiz etkinliklerde genellikle ekonominin profesyonel isimlerini ağırladık ve ülkemizin içerisinde bulunduğu durumları doğru analiz etmek için onların rehberliğinden faydalandık. Bu sefer farklı bir vizyon ve anlayışla TİMDER Sohbetleri adı altında herkesin merakla takip ettiği bir ismi misafir ediyoruz. “Geleceğin dünyasında esneklik, yakınsama, ağ yapısı ve karanlık taraf" başlıkları altında gerçekleşecek söyleşi birçok farklı konuda fikir sahibi olmamızı ve içerisinde bulunduğumuz dünyanın gidişatını daha iyi anlamamızı sağlayacak. Faruk Bey iş adamı kimliğinin yanı sıra Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı olarak sürdürdüğü çalışmalarla da her zaman ilgi çeken bir isim oldu. Sizlerin de katılımlarıyla keyifli bir söyleşiye imza atmayı umuyoruz. Teklifimizi kırmayarak davetimize icabet eden Faruk Bey’e bir kez de bu vesileyle teşekkür ederek sözü kendisine bırakıyorum.” dedi.

Açılış konuşması sonrası kürsüyü devralan Faruk Eczacıbaşı, geçmişle bugün arasındaki hız ve zaman farklarını, dönüşümün görünen yüzünü ve karanlık tarafını, teknoloji ve dönemin büyük sorunu olan gelir düzeyi eşitsizlikleri gibi konuları dinleyicilerle paylaşarak, disruption’ın (yaratıcı yıkım) etkileri üzerinde durdu.

Eczacıbaşı; “Özellikle internetin ve beraberinde getirdiği yeniliklerin oluşturduğu yeni dünyanın davranış biçimleri bizim kuşağın davranış biçimlerinden çok farklı. Kendimden örnek vererek açıklamak isterim. Ben planlama döneminde yetiştim. Biz o zamanlar 5 senelik planlar yapardık. 90’lı yılların ortalarına geldiğimizde 3 senelik planlar yapmaya başladık. Bugün hala 3 senelik planlar yapıyoruz. Ama artık bundan 3 sene önceki planlarımıza baktığımızda gülüyoruz. Değişim daimi ve her alanda kaçınılmaz olarak karışımıza çıkıyor. Bu değişimler karşısında bir yerden başka bir yere kontrolsüzce savrulmayı önleyebilmenin yolu da uyum sağlayabilmek ve esnekliği geliştirebilmekten geçiyor.” dedi.

Üssel gelişmeyle başa çıkabilmenin, ihtiyaçlara anında cevap verebilecek yeteneğe ulaşabilmekle mümkün olduğunu söyleyen Eczacıbaşı, düşünce şeklini değiştirmenin yaratacağı farklılıklara değindi. “Biz disiplinler içinde düşünmeye alışkınız, kutular içinde düşünüyoruz. Oysa ki yaratıcılık başka kutulardaki bilgilerin birleşmesinden ve bundan yeni sonuçlar ortaya çıkmasından geçiyor. Ortaya çıkan her yenilik beraberinde yaratıcı yıkımlarıyla geliyor. Elimizdeki tek imkan bozguncu yenilikleri ehlileştirmek ancak bu şekilde karanlık taraflarını kontrol edebiliriz. 30 sene önce varlığından haberdar olmadığımız internet; sosyal medyasıyla teknolojisiyle yıkıcı tetiklemeleriyle hayatımızın her hücresinde var. Kontrolü ele alabilmek için düşünce şeklimizi değiştirmemiz ve kalıpların dışına çıkmamız şart.”

Eczacıbaşı son yıllarda yaşanan değişimlerin küreselleşmeye katkılarıyla ilgili görüşlerini de şu sözlerle dile getirdi: “Biz analog bir dünyada doğduk; ama yaşamımızı dijital/sanal çağda geçirmek durumdayız. Sonraki kuşaklar da hayatlarını tek bir dönemin sakini kalarak tamamlamayacaklar. İstesek de istemesek de internet ve beraberinde getirdiği teknolojiler dünyayı farklı bir konuma getirdi. Birbirine giderek daha çok bağlanan coğrafyalar arasında artan bilgi trafiği; mal, hizmet, finans ve insan trafiğini de üssel biçimde çoğaltıyor. Beş unsur birbirini sürekli olarak etkiliyor, bir unsura yapılan baskı dengeyi tamamen değiştiriyor. Küreselleşme dediğimiz olgu da bu beş unsurun bir arada olmasını gerektiriyor.”

Değişimin sağladığı avantajlara da değinen Eczacıbaşı; “Değişimin ürkütücü yanları sıklıkla dile getiriliyor ama bir de dünyaya kazandırdıklarını ifade etmekte fayda var. Teknolojik gelişmelerle, yeni tedavi yöntemleriyle yaşam süreleri son dönemde gözle görülür şekilde arttı. Bebek ölümleri azalırken neredeyse bütün hastalıklara çare bulundu. Son 20 senede dünyadaki açlık %40’lardan %10’lara geriledi. Yine dünyadaki intihar oranlarına bakacak olursak 1994 yılından bu yana %38 civarında azaldığını görüyoruz. Tüm bu gelişmeleri yadsıyamaz ve yeniliklere kendimizi kapatamayız.” dedi.

Eczacıbaşı’nın görseller ve tablolarla desteklediği anlatımının ardından dinleyiciler merak ettikleri soruları yönelttiler. Etkinlik sonunda Faruk Eczacıbaşı katılımcılar için yeni çıkan kitabı "Daha Yeni Başlıyor”u imzaladı.

HABER HAKKINDA YORUMLAR
TİMDER Kurucu Üyesidir.