TİMDER, İTO Organizasyonunda Gerçekleşen İnşaat Malzemeleri Meslek Komitesi Zümre Toplantısına Katıldı

 

TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez, 11 Nisan 2011 tarihinde, İTO (İstanbul Ticaret Odası) organizasyonunda gerçekleştirilen “Üretici, Tedarikçi ve Kurumlar Arasında Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı İnşaat Malzemeleri Meslek Komitesi Zümre Toplantısına konuşmacı olarak katıldı.

 

Toplantının başkanlığını üstlenen İTO Meclis Üyesi Eyüp Topal, hoşgeldiniz konuşmasını yapmasının ardından açılış konuşmasını yapmak üzere sözü İTO Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Yenel’e devretti.

 

Yenel, ekonomik krizin Türkiye’yi teğet geçmesindeki en önemli etkenlerden birinin inşaat sektörü olduğunu vurguladı. İnşaat sektörünün Türkiye ekonomisine ve istihdamına büyük katkı sağladığını belirten Yenel, sektörün büyümesiyle alt kollarının da hareketleneceğini dile getirdi. 
Türkiye’nin inşaat malzemeleri konusunda artık teknoloji üssü olması gerektiğini aktaran Yenel, “Türk müteahhitlik firmaları, toplam tutarı 170 milyar doları aşmış bir iş hacmiyle 83 ülkede faaliyet yürütüyor. Türkiye, her yıl hazırlanan dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhitlik firmaları listesinde 33 firmayla Çin’den sonra ikinci sırada yer aldı” dedi. Yenel, Türkiye’deki enerji maliyetlerinin yüksek olmasının firmaları zorladığına değinerek, şöyle konuştu: “Bu konudaki teşvikler ve alternatif enerji kaynaklarının araştırılması rekabet açısından büyük önem taşıyor. İnşaat malzemeleri sektörünün yurt içinde ve yurt dışında yatırımlara hız vermesi, sürdürülebilir büyüme açısından da oldukça önemlidir. Bölgesel liderliğin kârlı bir yapıda geliştirilmesi için de iç pazar yapılanmasının çok güçlü olması gerekmektedir.”

 

Yenel’in konuşmasının ardından İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin ise, 2050’ye doğru dünya ekonomisinin nasıl bir seyir izleyeceğine ve bu seyir içerisinde Türkiye’nin ve inşaat sektörünün nerede olması gerektiğine dair bir sunum yaptı. Prof. Dr. Alkin, inşaat malzemelerinde inovasyona ve Ar-Ge’ye daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir sürece girildiğini kaydetti. Alkin, Japonya’daki depremin Türkiye’deki binaların daha sağlam inşa edilmesi konusunda etkili olacağını, böylece sektörün biraz daha hareketlenebileceğini ifade etti. Çin ve Hindistan’daki büyümenin inşaat malzemesi alanında da yaşanacağını hatırlatan Prof. Dr. Alkin, “Batı’daki genç nüfus giderek azalıyor, Doğu’da ise tam tersi. O yüzden Türkiye inşaatta hangi tarafa yöneleceğine karar vermeli. İç piyasada 2050’ye kadar sıkıntıya yol açacak bir durum yok. Türkiye inşaat sektörü, 100 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak istiyorsa, özellikle inşaat müşavirleri dünyaya açılmalı. Komşu ülkeler Türk firmalarıyla iş yapmak istiyor; ancak onlara ürünlerimizi tanıtacak bir mekanizma yok. İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya tanıtım konusunda daha etkili oldukları için bu ülkelerin ürünleri tercih ediliyor. İnşaatlarda artık enerji kullanımını azaltacak inovatif ürünler kullanılmalıdır. Böylece, enerjide dışa bağımlılık azalacaktır. Her yıl en az 60 milyar dolarlık inşaat projesi hayata geçirilmezse 2023 hedefinin gerçekleşmesi mümkün değil” diye konuştu.

 

TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanı Niyazi Özdemir de, TOKİ’nin bugüne kadar inşa ettiği konutlar hakkında bilgi verdi.

 

Duravit Yapı Ürünleri Türkiye Genel Müdürü Müfit Ülke, depremlerden sonra konut ve yaşam algısının değiştiğini ifade ederek, “Değişime firmalar olarak uygun şekilde uyum sağlamalıyız. Çalışanımızdan, kullandığımız malzemeye kadar bu değişim hissedilmeli” dedi. Ülke, kaliteli malzemeyi doğru kullanabilecek usta sayısının da artmasını istedi.

 

Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Türkiye’de inşaat sektöründe 200.000’in üzerinde firma bulunduğunu ve bunların çoğunun aile şirketi olduğunu hatırlattı. Uluslararası projelerde Türk mimarlara pek rastlanmadığını belirten Okyay, ancak çevre ülkelerde Türk mimar sayısının arttığını kaydetti. Okyay, artan maliyetler, işlerdeki çabukluk isteği ve finansman sıkıntısı gibi konuların sektörü zorladığını dile getirerek, “Mesleki yeterlilik ve denetim, binalarda kaliteyi garanti edecek mekanizmalar. Bunlara önem verilmeli” dedi.

 

TİMDER ve TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Sektörümüz, Türkiye’nin en büyük istihdam yaratan iş kollarından biri olma özelliğini taşımaktaysa da, çalışma koşulları ve sektördeki şirketlerin kurumsallık seviyeleri dikkate alındığında; nitelikli işgücünü sektöre çekmek konusunda tüm değer zincirinde sıkıntılar yaşanmakta olduğu, bu durumun sektörde kalitesiz uygulamalara neden olduğu; Ar-Ge, pazarlama, marka yönetimi ve operasyonu alanlarında rekabet gücünü zayıflattığı sonucuna varılmaktadır. Yapı market ve TOKİ ile ilgili sorunlara da değinen Dönmez, İnşaat malzemesi satıcıları olarak TOKİ’den talebimiz; düşük fiyata işi alan müteahhidin bir takım işleri taşerona devredip malzemeyi taşerona aldırması ve daha sonra malzeme ile ilgili ödemeler yapılmayınca, ne idarenin ne de müteahhidin malzemeyi inşaatında kullanıldığını bile bile borcu kabul etmesi sorununa acil bir çözüm getirilmesidir. Bu hususta TOKİ tarafından verilecek bir güvenceye ihtiyaç duyulmaktadır.“ Dedi.Üretici tedarikçi ve kurumlar arasında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda da haksız rekabet, kalitesiz üretim ve TSE’nin etkinliğine değinen Dönmez; üretici, satıcı ve ithal girdilerden kaynaklanan sorunlara dikkat çekti. Dönmez sözlerine şu şekilde devam etti. Pazarın gerek içte ve gerekse dış ta daraldığı, yoğun rekabetin yaşandığı ticari hayatımızda kaliteden ödün verilmemelidir. Bu amaçla tüketicilerimizin bilinçlendirilmesi, ürünlerin kalite denetim sorunlarının, belgelendirme sorunlarımızın ve standartların hazırlanmasında şahsi menfaatler yerine ulusal çıkarlarımızın önde tutulması ve sorumlu birimlerin buna göre yapılanması gereklidir.

 

KİPTAŞ Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Genç, inşaat malzemesi sektöründe teknoloji konusunda dışa bağımlılığın olduğunu, artık Türkiye’de yeterli üretim sisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi. Genç, bazı yapı malzemelerinde standartların da tam oturmadığına değinerek, yeterince denetim yapılamamasından yakındı.

 

Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, isteklerin farklılaşmasıyla birlikte sitelerdeki alternatiflerin de arttığını belirterek, “Böylece bina yapımlarında farklılaşma başladı” dedi. Dumankaya, Türkiye’de yıllık 600 bin civarında konuta ihtiyaç duyulduğunu hatırlatarak, deprem riskiyle bu sayının artabileceğini kaydetti. Dumankaya, kaliteli malzeme ve işçilikte sıkıntı yaşandığını dile getirdi. Toplantı, katılımcıların konuşmacılara sorularını sormaları ve sektörel sorunlar üzerine çözüm önerilerini paylaşmalarıyla sona erdi.

 
 

 
Piyasalar
  M.Bankası S.Piyasa
$ 1.84  
2.33  
Köşe Yazıları