Serdar DÖNMEZ
İnşaat malzemesi satıcıları, ticaret odası ve sivil toplum örgütleri yetkilileri Tesisat İnşaat Malzemecileri Federasyonu (TİMFED) ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) organizasyonunda, Ankara Ticaret Odası (ATO)'nın katkılarıyla 08 Haziran 2010 tarihinde Ankara'da bir araya geldi. 1. İnşaat Malzemesi Satıcıları Zirvesine yurdun dört bir yanından gelen ve TİMKODER tarafından karşılanan katılımcılar, ATO’ya getirilerek kayıt yaptırmasının ardından Anıtkabir’e ziyarette bulundu. Ata’nın huzurunda saygı duruşunun ardından Anıtkabir’i gezen katılımcılar öğle yemeğinin ardından TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun “Türkiye Ekonomisi” konferansını dinlemek için ATO konferas salonunda bir araya geldi. Konferansın ardından oluşum sürecinden bugüne kadar desteklerinden dolayı TOBB M. Rifat Hisarcıklıoğlu'na TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez tarafından, ATO Başkanı Sinan Aygün'e ise TİMFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emin Ayar tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket töreninin ardından başlayan 1. İnşaat Malzemesi Satıcıları Zirvesinde geniş kapsamlı bir sektör değerlendirmesi yapıldı.
Panelin ilk konuşmasını gerçekleştiren TİMKODER Yönetim Kurulu Başkanı Emin Ayar, TOKİ nedeniyle sektörde oluşan sorunlar ve çözüm önerilerine değinirken, TİMDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Yalçın Tung, sektörümüzde karşılaşan yasal mevzuatlardaki olumsuzluklara dikkat çekti. Ali Yalçın Tung’un ardından konuşmasını yapmak üzere sözü devralan ANTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Üstem ise; yapı marketlerin mağazacılık sektörüne etkileri hakkında bilgi aktardı. BURTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Duman; standart ve standardizasyon hakkında konuşmasını gerçekleştirirken, FİMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Arıcan; sektörde uygulama sırasındaki eksiklikler ve eğitim sorunu üzerine sunum yaptı. DİMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çetinkaya ise üretici ve bayi ilişkilerine değinirken, SİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Şahin; bildiriminde satış kanalları sorunları ve çözüm önerileri hakkında görüşlerini ifade etti. Panelin son konuşmasını gerçekleştiren TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez ise; TİMFED’in kuruluş nedenleri, oluşum süreci ve yol haritası hakkında bilgi verdi. Sektörel sorunlar için TİMFED üyesi derneklerin üyesi olsun olmasın tüm sektör paydaşlarının sorun, çözüm önerileri ve fikirlerine kapılarının açık olduğunu belirten Dönmez'in konuşmasının ardından gerçekleşen soru cevap bölümü ile zirve sona erdi.
Zirve'nin ardından açıklanan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi;
* TOKİ’nin orta düzeyde inşaat yapan firmaları zor durumda bırakmaması için, asıl amacı olan sosyal projelerde faaliyet göstermesi konusunda yetkili mercilere baskı oluşturulmalıdır.
* TOKİ işini alan müteahhidin, bir takım işleri malzeme alımı ile birlikte taşerona devretmesi ve bu malzeme alımını gerçekleştiren taşeronların, malzeme ödemesini yapmaması durumunda, TOKİ’nin ve müteahhidin borcu kabul etmemesinin açtığı yaraların sarılması için çalışmalar yapılmalıdır.
* TOKİ ve diğer projelerde malzeme tedarikinin direkt fabrikalardan yapılması inşaat malzemesi satıcılarına darbe vururken üretici – bayi ilişkilerini de zedelemektedir. Üreticinin tedarikçiye, tedarikçinin üreticiye ihtiyaç duyduğu unutulmamalı. İki sektör paydaşının birlikteliğine verilen zarardan dolayı bu gibi çalışmalardan vazgeçilmelidir.
* Farklı kalitelerdeki ürünlerin aynı standart belgesine sahip olmaları, özellikle imalat sanayinde haksız rekabete yol açmaktadır. Ancak daha iyi bir planlama ile mamullerin imalat aşamasında değil, sunulduğu pazardan temin edilerek teste tabi tutulması gerçekçi sonuçlar doğuracaktır. Bu konuda Ulusal Standart Kurumumuz TSE, uygulamalarını güncellemelidir.
* TSE tarafından denetlenmeyen 230 ürün, haksız rekabeti önlemek için denetime tabi tutulmalıdır.
* Dernekler, ticaret odaları bünyesinde standardizasyon ve denetim kurulları oluşturulmalıdır.
* Ekonomimizin tamamında yüksekliği tartışılan yüzde 18 KDV oranı, özellikle inşaat sektöründe kayıt dışılığa ve haksız rekabete sebep olmaktadır. Oranın daha alt seviyelere çekilerek denetimin arttırılması sağlanmalıdır. Bu haksız rekabetin önüne geçeceği gibi ülke ekonomisine daha büyük katkılar sağlayacaktır.
* Amerika örneğinde olduğu gibi KDV’nin üretici ve satıcılar yerine sadece tüketicilerden alınması ülkemize daha büyük katkı sağlanabilir.
* 150 metrekareden büyük konutlarda KDV oranı, sert bir kırılma ile yüzde 1’den yüzde 18’e yükseliyor. Olması gereken KDV oranının kademelendirilmesidir. Muhtemel hilelerin ve doğacak sakıncaların önüne geçilmelidir.
* SSK primlerinin yüksek olması ve bildirimsiz işçi çalıştırma, sektörün en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Bu sorunun önüne geçebilmek için prim oranları düşürülmeli ve bildirim yükümlülüğüne kolaylık getirilmelidir.
* Hazineye artı değer katılması ve iş dünyasının yükünün azaltılması için; çok yüksek rakamlara ulaşan vergi ve SSK prim borçlarının uzun vadeli yapılandırılarak ekonomimize katılması gerekmektedir.
* Eşit metrekarelerdeki inşaatlara farklı belediyelerde çıkartılan vize ve harç bedelleri gözden geçirilmeli, aradaki farklılıklar ortadan kaldırılmalıdır. Belediyeler, İmar Kanunu ve Bakanlığın belirlediği yönetmeliklerine uymalıdır.
* AVM’ler ile ilgili yasa yürürlüğe konularak, 400 metrekare üzerindeki yapıların şehir merkezlerinde bulundurulmasına engel olunmalıdır.
* İnşaat malzemesi satıcılarının, ortaklık kültürünü geliştirerek birlikte hareket etmesi, ‘küçük olsun benim olsun’ mantığından sıyrılarak ‘büyük olsun bizim olsun’ mantığını benimsemeleri gerekmektedir. Bu konuda yapılabilecek uygulamalara örnek teşkil etmesi için, dernekler ve ticaret odalarının ortaklık şeması oluşturulmalıdır.
* Dağıtım kanalları olarak ticaret anlayışımızda değişiklikler yapmalı, tüketicilerin zamanlarını en verimli şekilde kullanacakları yapılar oluşturmalıyız.
* Üreticilerle yaptığımız sözleşmelere rağmen yapı marketlere verilen özel desteklerin bize verilmediği bilinmektedir. Haksız rekabete yol açan bu uygulamalardan vazgeçilmeli. Kalifiye eleman sorununa çözüm olmak adına sivil toplum örgütlerimiz tarafından gerçekleştirilen eğitimlerin meslek odaları ve devletin içinde bulunduğu bir yapı ile sağladığı yararın en üst düzeye çıkarılması sağlanmalıdır.
* Meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin çalışma hayatı içine girdiklerinde yeterli pratiği olmadığı görülmektedir. Bu eksikliğin çözümü adına staj süreleri 2 hatta 3 yıla çıkartılmalıdır.
* Yapılan eğitim çalışmalarında örnek teşkil eden destekleyici kuruluşlar araştırılarak eğitimlerin kapsamı ve bölgeleri arttırılmalıdır.
* AB uyum çerçevesinde, hükümetimizin programında yer alan ‘İnşaat ve Tesisat İşlerinde Yetki Belgeli Usta Çalıştırılması’ uygulamasına 2012’de başlanacak olması, sektörümüz adına önemli bir girişimdir. TİMFED olarak böyle bir projede her zaman göreve hazırız.








Mehmet ARSLAN
Prof. Dr. Kerem Alkın